16 Kasım 2012 Cuma

Pencerelerden ısı yalıtımı nasıl yapılır?

Low E ısıcamlı, hava geçirimsiz, ısı köprüsüz nefis bir pencere yaptırıyorsunuz. Bu kadar basit. Yaklaşık 3 sene içinde size ısı tasarrufu olarak geri ödemesi vardır.
Pencereci sizden, önce alt tabana mermer koydurmanızı istiyor. Dışarıdaki damlalıklı çıkıntıdan içerideki radyatörün de üzerini örtecek şekilde 3 cm kalınlığında yekpare bir mermerde anlaşıyorsunuz. Bu konuda başka hiçbir şansınız yok. Çünkü mermeri kısa yaptırırsanız, ?perdelerinizi islendiriyor.(!)? şeklinde bilgilendiriliyorsunuz. Burada mermercinin daha büyük ve yekpare mermer satarak kazancı en az 3 misline çıkıyor. Siz de sözde kazançlısınız. Zira hem perdeleriniz islenmeyecek, hem de pencere önüne saksı koyabileceksiniz.(!)

PVC pencereci geliyor, kolayca montajını yapıyor. Çünkü alttaki yekpare mermer ona düzgün bir zemin hazırladığı için pencereyi gönyesinde monte edebiliyor. İşlemler bitiyor, eviniz çok güzel oldu… Isı tasarrufu (!) yapıyorsunuz. Eskiden beri bizim insanımız pencereden dışarıyı seyretmeyi sever. Sabah kalkıp pencerenin önüne geliyorsunuz. Ellerinizi mermere dayayarak dışarı bakmak istiyorsunuz… Mermere değmenizle, ellerinizin donması bir oluyor. Aman Tanrım bu ne soğuk! Öğleye doğru alttaki radyatörün etkisiyle mermerin ucu biraz ısınıyor. Ama yine soğukluk müthiş. Acaba diyorsunuz, pencerenin altından hava mı üflüyor?

Isı transferi dersini okuyarak mezun olan mühendisler… Kalkın bakın ısı tasarruflu pencerenize. Altındaki mermer dışarı ile içerisi arasında ısı köprüsü yapacak şekilde ?dekoratif? mi yapılmış?

Ve sayın pencere montajcıları: Pencerenin altına yekpare mermer koydurarak, ısı tasarrufu için sattığınız mamule söz getirmeyin. Ben inanıyorum ki sizlerde iç ve dış denizlikler için özel profiller var. Bunları geliştiriniz.

Isı camlı pencereler PVC, ahşap veya alüminyum olabilir. Alüminyum olanlarda ısı köprüsünü kıracak çiftli sistemler var ama aynı mermerde olduğu gibi iyi iletken alüminyumdan pencereyi pek tavsiye etmem.

Bu arada en başta yazdığım ?low E? meselesine gelelim. Isı camlı pencere yaptırdığınızda bir de yaz şartlarını göz önüne getirin. Güneş ışınları pencere camından kolayca geçer ve odanız çok sıcak olur. Bunu önlemenin en iyi yolu pencerenize dışarıdan gölge yapacak elemanlar kullanmanızdır. İçeriye güneş ışınları direkt olarak giremeyecek ama içerisi aydınlık olacak ve siz dışarısını rahat görebileceğiniz şekilde seyrek elemanlardan yapılmış panjur bu işinizi görür. Kışın panjurları kaldırabilirsiniz. Ama low E?li ısı cam kullanırsanız güneş ışıklarının ısıtan kısmı içeriye az girer. Bu arada sakın içeriden ısı cama yapıştırılan koyu renkli filmleri asla kullanmayınız. Yazın güneş vurduğu zaman odanızı soba gibi ısıtır. Film kaplanmış bir ısı cama güneş ışını vurmuşken içeriden elinizi değdiremezsiniz. Zira eliniz yanar!

Diğer bir husus da pencere kenarlarıdır. Montajdan kısa bir süre sonra duvar veya mermer bağlantılarında çatlaklar oluşur. Onun için duvar kenarlarında kullanılan pervaz tabir edilen çıtalar takılmadan önce buralarını silikon veya akrilik mastik sürün. Pencerenin mermerle birleştiği yere de sürün.

Pencerenin iç duvara ne kadar yakın olursa o kadar iyidir. Şayet radyatörle ısınıyorsanız asla üstünü kapatmayın. Eskiden sobalarla ısınırdık. Siz hiç üstü kapalı soba gördünüz mü? Radyatörden çıkan sıcak hava pencerenizi yalayarak tavana yükselirse konfor şartlarınız nefis olur.

Perdelerim kararacak diye korkmayın. Evinizde tekniğine uygun şekilde ısı yalıtımı yaparsanız en fazla 60 derecelik kalorifer sıcaklığında perdeleriniz islenmez. Ama 60 dereceyi geçerseniz perdeleriniz kararacaktır. Genellikle ortak ısıtılan apartmanlarda bu durum çokça gözlenir.

25 Eylül 2012 Salı

asdasdada


 

FinansalAjanda.com Nedir ?
Finansal Ajanda bireylerin ve küçük işletmelerin gelir ve giderlerini takip edebildikleri internet üzerinde çalışan takvim tabanlı bir uygulamadır. Kullanıcılar tek seferlik borç ve alacaklarını sisteme ekleyebildikleri gibi, Maaş, Kira, Kredi Taksiti gibi ödeme günü ve tutarı belli olan işlemleri sisteme otomatik olarak eklenmesi için kayıt edebilirler.

Finansal Ajanda’yı diğer takvimlerden ayıran nedir ?
Finansal Ajanda yapı itibari ile standart bir takvim uygulamasına benzemesine rağmen bütün sistem parasal döngü üzerine kurulmuştur. Bununla beraber yakın tarihli ödemelerin hatırlatılması, belli tarih aralığında gelir-gider dengesinin incelenmesi, bütçenin metin ve grafiksel olarak raporlanması gibi bir çok ekstra özelliğide barındırmaktadır.

Finansal Ajanda’nın kullanıcıları kimlerdir ?
Herhangi bir kullanıcı sınırı olmamakla beraber hitap edilen kitle genel olarak bireyler ve bütçesini işletme sahibinin yönettiği küçük işletmelerdir.

Finasal Ajanda hangi platformlarda kullanılabilir ?
Proje http://www.finansalajanda.com adresinden bütün işletim sistemi ve tarayıcılar aracılığı ile kullanılabilmektedir. Yakın vadede Iphone, Android ve Blacberry platformları için sisteme entegre  mobil uygulamaların yapılması planlanmıştır. Ayrıca kullanıcının hali hazırda kullandığı diğer takvim uygulamaları ilede senkronize olabilmektedir.

Finansal Ajanda projesinin vizyonu ve misyonu nedir ?
Proje kullanıcıların sadece miktarını ve zamanını bildiği ödemeleri sisteme işleyip bunların takibini yapmasından ziyade, bir bireyin bütçesini tümü ile yönetebileceği, kanunen sorgulanmasında engel bulunmayan bütün fatura ve ödemelerinin otomatik olarak sorgulandığı ve takvime dahil edildiği, kullanıcıların bazı ödemeleri kredi kartı ile yapabildiği, gelir-gider dengesi üzerinde hesaplar ve planlamalar yapabildiği, bütçesini planlarken sistemde bulunan sanal zekadan da yardım alabildiği bir platform olmayı hedeflemektedir.

Finansal Ajanda’nın vizyonuna ulaşmasında önündeki engeller nelerdir ?

Türkiyede başkalarına ait fatura bilgilerine erişmek ve onların adına ödeme yapmak kanunen yasaklanmış olup bu hak sadece fatura sahibi kurumdan veya bu kurumların yetkilendirdiği diğer kurumların (Örn:Bankalar)  yazılı izni ile yapılabilir hale gelmiştir. Finansal Ajanda’nın bu çerçevede yasal düzenlemelere uyarak ilerleyebilmesi için Türkiye genelinde fatura düzenleyen  bütün kurumlar ile anlaşmak yerine bu kurumların yetkilendiridği bir banka ile anlaşma sağlayıp, fatura sorgulama ve ödeme hizmetlerini anlaştığı bankanın alt yapısı üzerinden vermeyi hedeflemektedir. Bu anlaşma çerçevesinde banka hali hazırda kendi alt yapısı üzerinden tahsil edilmeyen faturalarıda sistemine dahil ederek kar elde etmiş olacaktır.

Finansal Ajanda’yı bankaların otomatik ödeme talimatlarından ayıran nedir ?

Finansal Ajanda’da yapı ödeme yapmak üzerine değil bütçeyi takip etmek üzerine kurulmuştur. Kullanıcı sistem üzerine otomatik sorgulama için kayıt ettiği hiç bir faturayı sistem üzerinden ödemek zorunda değildir. Hali hazırda kimi kullanıcılar bankaların çeşitli kampanyalarından faydalanmak için faturalarını çalıştıkları bir kaç bankaya otomatik ödeme talimatı ile dağıtmış durumda olup, 1 aylık fatura toplamlarını görmek istediklerinde bir kaç farklı sisteme giriş yapmak zorunda kalabilirler. Böyle durumlarda Finansal Ajanda otomatik ödeme sistemlerinin rakibi olmaktan ziyade bir bütçe gözlem ve planlama uygulaması olarak hizmet vermektedir.

10 Nisan 2012 Salı

İnternet aleminin önlenemez yükselişi ve birçok kolaylığı hayatımıza sokmasından dolayı vazgeçilmezlerimizden biri haline geldi. Aradığımız herşeyi bulabildiğimiz, merak ettiklerimizi ilk aradığımız mecra oldu.
Örneğin: İnternet aldık ve msn açıp, msn kaydolmak istiyoruz. İnternette msn ile ilgili bilgileri araştırıp kayıt olup ücretsiz faydalanabiliyoruz. Öte yandan samsung galaxy s 3 almak istiyoruz, ilk yapacağımız şey internetten araştırma yapmak oluyor. Galaxy s3 araştırması veya galaxy s 3 araştırması yaparak istediğimiz ürünü bulmuş oluyoruz.
Gün geliyor evde annemiz, ablamız yemek tariflerine bakıyor. Sütlaç tarifinden, saç modellerine herşeyi araştırmak için internete başvuruyorlar. İşte bu anlamda internet vazgeçilmezimiz oldu ve olmayada devam ediyor. İnternette faydalı sitelerde vakit harcamak çok önemli. Biz size www.5n1k.net gibi sitelerde vakit harcamanızı öneririz. Saygılarımızla.

27 Şubat 2012 Pazartesi

Zeytinyağının, sabit bir bileşimi yoktur. Çünkü zeytinyağı, kullanılan zeytinlerin; türüne, üretim yılına, zeytinin geldiği bölgeye ve zeytinin sıkılma yöntemine göre değişir. Ayrıca yıldan yıla da farklılık gösterir. Zeytinyağı; yağ asitleri, vitaminler, uçucu bileşenler, suda eriyen bileşenler ve mikroskobik zeytin parçacıklarından oluşan, karmaşık bir bileşimdir. Gıdalarımızda yer alan, iç yağı, kuyruk yağı, tereyağı, ayçiçek ve zeytinyağı gibi yağlar, kendine özgü bir metabolizmaya sahiptir ve farklı yapısal özellikleri vardır. Bu farklılığın nedeni, yapılarındaki değişik yağ asitleridir. Bu yağ asitleri, molekül yapısındaki hidrojen sayısına göre; doymuş ve doymamış yağları oluşturur.

Yağ Asitleri İki Ana Gruba Ayrılır

1-Doymuş Yağ Asitleri: Yapısındaki hidrojen atomu, fazla olan yağlardır. Erime ısıları daha yüksektir. Bu yağlar, oda ısısında katı haldedirler. Bu çeşit yağ asitleri, kandaki kolesterol miktarını arttırırlar. Bu da, kalp hastalıklarında önemli bir risk faktörüdür. Bu doymuş yağ asitlerinin; başlıca kaynağı, hayvansal iç yağlardır.

2- Doymamış Yağ Asitleri: Bitkisel veya balık yağlarında bulunur. Oda ısısında sıvı haldedir. Kan kolesterolünü yükseltmezler ve aksine faydalıdırlar. Zeytinyağında bulunan yağ asitleri de, bu sınıfa girmektedir.

a) Tekli doymamış yağ asitleri: Bu asitler, çift bağ yapar. Şayet, bir çift hidrojen atomu eksik ise, yağ asidi, tekli doymamış olarak adlandırılır. Bu asit, en çok zeytinyağında(oleik asit) ve kolza tohumu yağında bulunur. Araştırmalar, tekli doymamış yağların, kolesterolün kontrol edilmesine yardımcı olduğunu göstermektedir.

b) Çoklu doymamış yağ asitleri: Şayet bir çift hidrojen atomundan fazlası eksik ise, yağ asidi, çoklu doymamış yağ asidi olarak adlandırılır. Bu yağ asidinin pek çok bağı vardır. Bu nedenle, oksitlenebilir. Çünkü serbest radikallere bağlanabilirler. Çoklu doymamış yağ asitleri, işlem gördüğü dokuda sentezlenirler. Depo edilmezler. Sürekli sentezlenmeleri gerekir. İster katı, ister sıvı olsun, enerji yönünden tüm yağların, ortak bir noktası vardır. Her birinin 1 gramı, 9 kalori değerindedir.

Zeytinyağının kimyasal yapısı; doymuş yağ asitleri(%15), çoklu doymamış yağ asitleri(%15) ve temel olarak da, tekli doymamış yağ asitlerinden(% 70) oluşur. Zeytinyağının, yağ asidi bileşiminin ana özelliği; tekli doymamış asit düzeyinin, yüksek olmasıdır. Bu ise beslenme ilkelerine uygun ve beslenme açısından, dengeli bir bileşimdir.


























































































Zeytinyağının Kimyasal Bileşimi
BileşimlerOranı
Trigliseritler% 99.8
Doymuş yağ asitleri% 14
Palmitik asit% 7.5-20
Stearik asit% 0.5-5.0
Tekli doymamış yağ asitleri% 72
Oleik asit% 55-83
Palmitoleik asit% 0.3-3.5
Çoklu doymamış yağ asitleri% 12
Linoleik asit% 3.5-21
Linolenik asit% 0.0-1.5
Trigliserit olmayan öğeler% 0.2
Tokoferollar (Vitamin E)150 mg/kg
Polifenoller300 mg/kg
Kolesterol0

























































Bazı Bitkisel Yağların Karşılaştırması
Kimyasal bileşimlerZeytinyağıAyçiçek yağıSoya yağıMısırözü yağı
Palmitik asit (%)7.5-203-107-148-19
Stearik asit (%)0.5-5.01-101.4-5.50.5-4
Oleik asit (%)55-8314-6519-3019-50
Linoleik asit (%)3.5-2120-7544-6234-62
Linolenik asit (%)0.0-1.5<0.74-11<2.0
Tokoferoller (mg/kg)150250175200

 

Diğer yemeklik yağlarla karşılaştırıldığında zeytinyağında, tekli doymamış yağ asitlerinden oleik asidin, çok yüksek nispetlerde bulunduğu görülmüştür. Zeytinyağı, 9 ve 10 karbon atomları arasında bir çift bağ bulunan oleik asiti, yüksek oranda içermesiyle karakterize edilir.

Zeytinyağına, kendine has lezzetini veren birçok bileşen vardır. Fenolik bileşikler, bunlar arasındadır. Fenolik bileşikler, aynı zamanda, sebzelerde de bulunur ve biyolojik olarak oldukça önemlidirler. Fenolik bileşikler, serbest radikallerin engellenmesinde önemli bir rol oynarlar. Fenolik bileşiklerin, aynı zamanda iltihap kurutucu ve kanamayı durdurucu etkileri de vardır.

Zeytinyağı, antioksidan olan Oleuropein, Hidroksitirosolün zengin kaynağıdır.

Hidroksitirosol: Zeytin ve zeytinyağında bulunan, oleuropeinin başlıca parçalanma ürünü olan doğal-güçlü fenolik bir antioksidandır.

Hidroksitirosol,en güçlü doğal serbest radikal baskılayıcısıdır. Zeytinyağına, aroma tadını verir ve acılaşmayı önler. İşlenmiş zeytin meyvesinde ve zeytinyağında bulunur. Taze zeytinyağında miktarı daha azdır. Zeytinyağı üretiminde, zeytinin işlenmesi sonunda, zamanla oleuropein miktarı azalırken, hidroksitirosol miktarı artar.
ZEYTİNYAĞI ÇEŞİTLERİ

Zeytinyağı, bazı kimyasal ve fiziksel ölçümlere ve uzmanların tat değerlendirmesine göre sınıflandırılmıştır.

Serbest Yağ Asitleri(Asidite): Yüzyılın başında objektif değerlendirme için kullanılmaya başlayan ilk kriterdir. Yüzdesi, oleik asit olarak verilir. Zeytinyağında bulunan serbest asit miktarını gösterir. Kaliteli zeytinyağında, asidite çok düşük olur.
Peroksit Değeri: Zeytinyağında, lipid peroksidasyonunun ölçümü, hidroksiperoksidaz yöntemi kullanılarak belirlenir ve bir kilogram zeytinyağında bulunan toplam milieküvolant aktif oksijen olarak verilir. Peroksit değeri düştükçe, zeytinyağının kalitesi artar.

UV'de Özgül Soğurma (270 nm'de): Spektrofotometrik metodlar, zeytinyağının saflığını ve kalitesini belirlemek için, yaygın olarak kullanılan yöntemlerdir. Yüksek UV değerleri oksidasyonun, depolamadan kaynaklanan problemlerin veya zeytinyağına uygulanan rafinasyon işleminin sonunda oluşur. Absorbansdaki yüksek değerin sebebini belirlemek zordur, ancak yağ kalitesini ortaya koyması açısından güvenilir bir kriterdir.

Zeytinlerin, uygun olmayan koşullarda toplanması, depolanması ve zeytinyağı üretimi aşamasında; ısıtma, aşırı güç uygulaması gibi etkenler, kalitenin düşmesine, asit ve peroksit değerlerinin yükselmesine sebep olur. Toplanırken özen gösterilmemiş; ezilmiş, bekletilmiş, iyi temizlenmemiş, geç toplanmış zeytinlerden elde edilecek yağların, asit ve peroksit değerleri yüksektir. Böyle yağların lezzetinde, kirliliğin derecesine göre kayıp vardır. Ot veya toprak kokusu taşır.

Türk Gıda Kodeksi'ne göre zeytinyağı üretim yöntemleri, 3 sınıfa ayrılmaktadır.









Zeytinyağı, içerdiği asit ve peroksit düzeyine göre gruplara ayrılır.































Kimyasal /Fiziksel Ekstra Naturel Sızma Zeytinyağı Naturel Birinci ZeytinyağıNaturel İkinci Zeytinyağı
Serbest Yağ Asitleri (% Oleik Asit cinsinden) *123,3
Peroksit (meq aktif oksijen/kg yağ)202020
U.V.'de Özgül Soğurma (270 nm'de O.D. ve ÄK)0,25
0.01
0,25
0.01
0,30
0.01
* IOOC'ye göre % 0,8


1-Natürel Zeytinyağları: Zeytin ağacı meyvesinden, doğal özelliklerini değiştirmeyecek bir sıcaklıkta sadece mekanik veya fiziksel işlemler uygulanarak elde edilen; berrak, yeşilden sarıya değişebilen renkte, kendine özgü tat ve kokuda, doğal halinde gıda olarak tüketilebilen yağlardır.
 Natürel zeytinyağları, piyasada, 3 grup halinde bulunur.
a) Ekstra Natürel Sızma Zeytinyağı(Virgin oil): Kokusu ve tadında kusur olmayan, serbest asitlik(oleik asit) derecesi, 100 gramda en çok % 1 ve altında olan natürel zeytinyağıdır.Erken hasat, soğuk sıkılmayla elde edilenidir. Zeytin meyvesinin doğal özelliklerine, dışarıdan hiçbir kimyasal işlem uygulanmaz. Tat, koku ve vitaminler aynen korunmuştur. Asit derecesi, sıfıra en yakın sızma yağ, ingilizce'de "extra virgin" olarak nitelendirilir. Zeytin ezmesinin ilk sızması veya hafif sıkımından elde edilen halis yağdır.Türkiye zeytinyağı üretiminin, yaklaşık % 3'lük bölümü bu kategoriye giriyor. Fiyatı ise ötekilerine oranla daha yüksektir. Etiketlerde sık sık gördüğümüz diğer bir terim "cold pressed" yani, soğuk sıkmadır.

 


Birçok ülke, artık sızma zeytinyağı için özel bir etiketlendirme sistemini zorunlu tutmaktadır. Örneğin, bazı sızma zeytinyağı etiketleri şöyle der: "Bu üstün kaliteli zeytinyağı, direkt olarak zeytinden, sadece mekanik yollar kullanılarak elde edilmiştir."

Asit oranı sıfıra yakın tüm sızma yağlar kalitelidir. Genzi yakmaz. Tadı, tam olgunlaşmadan sıkılan tanesinden dolayı; hem meyvemsi hem de acımtrak, rengi de doğal olarak yeşile çalan bu nefis yağ, çiğ olarak tüketilir. Natürel sızma zeytinyağı, her tür yemeklere uygun olmakla beraber, salatalar için idealdir. Salatalarda ve daha önceden haşlanmış olan makarna, sebze, balık gibi yemeklerde; tadını ya doğrudan ya da sos içinde daha da güzelleştirmekte kullanılır.




b) Natürel Birinci Zeytinyağı(Virgin olive oil): İlk sıkımın ardından ve genellikle sıcak su kullanılarak elde edilen bu zeytinyağının, kokusu veya tadında, çok hafif kusur bulunabilir. Serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 2 olan naturel zeytinyağıdır. Sızmaya oranla daha yoğun bir tat içerir.

c) Natürel İkinci Zeytinyağı: (Ordinary virgin olive oil): Kokusu veya tadında, tolere edilebilen kusurları bulunan, serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) % 2 asidin üstünde ve azami % 3.3 olan yağlardır.

2-Rafine Zeytinyağı (Refıned olive oil): Rafinasyon, koku giderme, reçine giderme ve ağartma işlemlerine tabi tutulmasıyla işlem görmüş yağlardır. Gıda değeri azalmış ve molekül değişikliklerine uğradığından, insan sağlığı açısından da uygun sayılmazlar. Serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 0.3'tür. Bu yağ piyasada, kızartma yağı olarak da pazarlanmaktadır.

Rafine edilmiş demek, yağın temelinde bulunan kusurların sonradan çıkarılmış olması ve yağın sızma yağ ile sonradan karıştırılmış olmasıdır. Asit oranı %1 civarındadır. Yağı çıkarmak için kimyasal çözücüler kullanılmamıştır. Ancak odun kömürü ve diğer bazı kimyasallar ve filtreler kullanılarak rafine edilmiştir.







Rafine, bir tür temizlik işlemidir. Yağın sadece istenmeyen özellikleri giderilir, yabancı hiçbir madde eklenmez. Asitsiz, kokusuz ve renksiz bu yağ, daha sonra iyi kalite zeytinyağı ile karıştırılarak, yitirdiği biyolojik özellikleri yeniden kazandırılır. Rafine yağlar; ağıza, yağlı his vererek dağılır. Bu yağların pazarlanabilmesi için bir miktar Naturel yağ ile karıştırılması gerekir.
Rafine zeytinyağı, hafifliği ile, sebzelerin marine edilmesinde, fırında ve ocakta kızartma yapmak için seçilir.

3--Riviera Zeytinyağları (Olive oil): Rivyera tipi zeytinyağı, rafine zeytinyağına belirli oranlarda (% 5-20) naturel zeytinyağlarının karıştırılması ile elde edilir.

Kızartma ve yemeklerde kullanılır. Azami %1.5 asit içerir. Rengi ve aroması, sızma zeytinyağına göre daha açık ve hafif olan Riviera zeytinyağı, özellikle her türlü soğuk ve sıcak yemeklerin hazırlanmasında ve kızartmalarda kullanılır. Zeytinyağının canlı ve kuvvetli kokusuna pek alışık olmayanlar, bu tip zeytinyağını tercih edebilirler.

Rafine zeytinyağı ile naturel zeytinyağının harmanlanması ile üretilen zeytinyağlarına "Yemeklik Tip Zeytinyağı" denir.

18 Şubat 2012 Cumartesi

Tahinli Çörek Tarifi

Malzemeler,

  • 1.5 su bardağı tahin

  • 1 çay bardağı ılık süt

  • 1 çay bardağı ılık su


29 Aralık 2011 Perşembe

Tava Böreği Nasıl Yapılır?

Bu böreğin basitliğine de lezzetine de inanamayacaksınız. Su böreği gibi lezzetli ama pişmesi dahil 20 dakikada da hazır oluyor. Aniden gelen misafirler ve pazar kahvaltıları için ideal bir tarif.

Malzemeler
3 yufka
1 kase beyaz peynir
1/2 demet maydanoz
1 yumurta
1 bardak süt
1 çay kaşığı kabartma tozu

tava böreği Tava Böreği Nasıl Yapılır?

Teflon tavamızı çiçekyağıyla biraz yağlayıp bir yufkayı kenarları dışarı taşacak şekilde güzelce seriyoruz. Bir kapta çırptığımız yumurta, süt ve kabartma tozu karışımımızla yufkayı güzelce ıslatıyoruz. Üzerine ikinci yufkayı buruşuk bir halde ama dışarı taşmayacak şekilde seriyoruz. Yine karışımımızla ıslatıp bir kase peyniri ve maydonozu güzelce serpiştiriyoruz. Üzerine üçüncü yufkayı seriyor ve tekrar ıslatıyoruz. Birinci yufkanın dışa taşan kenarlarıyla yufkanın üzerini kapatıyor ve kalan sütlü karışımımızı da üzerine sürüyoruz. Orta ateşte pişmeye bırakıyoruz. Yaklaşık 7-8 dakika sonra böreğimizin bir tarafı pişmiş oluyor. Bir tepsi ya da kapak yardımıyla böreğimizin üstte kalan tarafını alta getirip iki tarafının da pişmesini sağlıyoruz. İşte bu kadar basit!
Afiyet olsun.

19 Kasım 2011 Cumartesi

Ücretsiz Wifi Hizmeti Veren

Ücretsiz kablosuz internet hizmeti olan mekanlara ulaşabileceğiniz wifinerede.com yayın hayatına başladı.

wifinerede.com Türkiyenin Wifi Veritabanı

Wifi hizmeti veren kafe, restaurant ve barların il ve ilçeye göre listelendiği wifinerede.com, ayrıca kullanıcılara yorum yapma olanağı vermesi sebebiyle bu mekanların verdiği hizmet hakkında bilgi sahibi olmanızı da sağlıyor. Kafe, bar ve restaurantların unutulmaması gereken özelliklerini sıralayan ?Unutma? özelliğiyle dikkat çeken wifinerede.com?da şuan 8 şehir için arama yapılabiliyor, çok yakında diğer şehirlerdeki ücretsiz wifi noktalarını da inceleyebilecekmiş.

logo Ücretsiz Wifi Hizmeti Veren Mekanlara Ulaşın

Evinizden, işyerinizden uzaktaysanız ya da öğle yemeğinde hem istediğiniz yiyeceği bulup hem de internete girmek istiyorsanız aradığınız yeri bulacağınız tek adres artık sarı rehberler değil. wifinerede.com çevrimiçi yaşantınızı devam ettirebilmeniz için, ücretsiz kablosuz internet hizmeti veren kafe, bar, restaurant ve açık hava alanlarını bulabilmenize yardımcı olan bir servistir. Yoğun geçen bir iş gününün ardından arkadaşlarınızla buluşup hem sohbet edebileceğiniz hem de bu arada internete bağlanabileceğiniz mekanları sizin için listeler. Bu sayede nereye gideceğinizi düşünmekten kurtulursunuz.

Kafeler: Çayınızı ya da kahvenizi alıp bilgisayarınızı açın ve internette sörfün tadını çıkarın.
Barlar: Sevdiğiniz grubu dinlerken sizinle gelmeyen arkadaşlarınıza neler kaçırdıklarını internete bağlanıp hemen aktarabilirsiniz.
Restaurantlar: Mutfakta istediğiniz yiyecek hazırlanırken siz de bu arada maillerinizi kontrol edebilirsiniz.

wifinerede.com Nasıl Çalışır?

Öncelikle bulunduğunuz şehiri, ardından semti seçin ve listenen kafe, bar, restaurant seçeneklerinden dilediğinizi seçin. Adresini öğrenin, gerekirse haritadan bakın ya da arayıp rezervasyonunuzu yaptırın. Sonra da seçtiğiniz mekana gidip kablosuz internetin tadını çıkarın.

Lehim Nedir ve Nasıl Yapılır?

Zaman zaman özellikle elektronik eşyalarımızın bir anda çalışmadığını farkederiz, genellikle bu içindeki elektronik devrenin bir yerinde temassızlık olmasından kaynaklanır, yani lehimlerden biri kopmuştur. Bu durumda ya hemen teknik servise başvurmanız gerekir ya da eğer biliyorsanız lehim yapmanız gerekir.

lehim Lehim Nedir ve Nasıl Yapılır?
Lehim nasıl yapılır?

Lehim Nedir? : Lehim fazla zorlanmaya maruz kalmayan metallerin, erime noktası düşük olan bir metal kullanılarak birleştirilmesidir. Elektronik, radyo, hi – fi, modelcilik, maketçilik, ahşap yakma sanatı gibi çok çeşitli kullanım alanları mevcuttur. Lehim işlemi için kullanılan havya, havya ucu ve bu ucu ısıtmaya yarayan basit bir rezistantan oluşur.
Gerekli Araçlar
Lehim tabancası (yüksek güçlü)
Kalem havya (düşük güçlü)
Havya uçları
Lehim teli
Lehim yağı
Lehim pompası
Lehim pastası

Havya uçları: Havyanın ucu, gerçekleştirilecek lehim işlemine göre değiştirilebilir. İnce lehimler için ince havya ucu kullanılır.

Düz havya ucu: Gündelik elektrik ve sac lehimleme işleri için uygundur.
Kıvrık havya ucu: Elektrik, radyo, tv için uygundur.
İnce kıvrık havya ucu: Elektronik için uygundur.

Lehim Teli:Lehim teli, kalay ve bir başka metalin karışımından oluşur. Elektronik işlerinde tercihen % 40 oranında kalay içeren lehim teli tercih edilir. Sac lehimleme (drenaj borusu, mutfak aletleri vb) işlerinde ise % 60 oranında kalay içeren lehim teli kullanılmalıdır. Lehim yaparken çıkan duman kesinlikle solunmamalıdır. Lehim yaparken maske kullanımına ve ortamı havalandırmaya dikkat edin.

Lehim pompası: Lehim yapılacak yüzeyde bulunan eski lehimin temizlenmesi için kullanılır. Eski lehim ısıtılarak sıvı kıvama getirilir ve lehim pompasıyla emilir.

Kalem havya ve lehim tabancası:
Kalem havya, en yaygın olarka kullanılan lehim aletidir. 30, 40, 60, 80, 100, 140 Watt’lık olabilen kalem havyalar birkaç dakika içinde ısınırlar.
Lehim tabancaları, yüksek güçlüdürler, birkaç saniye içinde ısınırlar, En yaygın olarak kullanılanları 100 Watt’lıktır.
Kalay Lehimi

Lehimlenecek parça ve yüzeyi tel fırça ve ince zımparayla temizleyin ve tozdan arındırın.
Lehim yapılacak yüzeye bir miktar lehim pastası sürerek, lehimin daha iyi tutması için uygun zemini hazırlayın.
Lehimlenecek parçayı ve zemini ısıtın. Lehim teli, havya ucuna değil, ısınmış parçalara değdiğinde erimelidir.
Lehim soğuduğunda zımpara kağıdı veya eğe kullanarak fazlalıkları temizleyin.

Sac Lehimi

Lehimlenecek parçaları bir araya getirin ve çelik yünü kullanarak hafifçe zımparalayın. Yüzeyi, oluşabilecek tozdan arındırın.
Fırça yardımıyla bir miktar lehim pastası veya lehim yağı sürün.
Lehim yapılacak yuüzeyi mengene kullanarak sabitleyin. Havya ile lehim yapılacak parçaları ısıtın. Lehim telini uygulayın. Havya ucunun keskin tarafıyla lehimin üstünü kapayın. Lehimi soğumaya bırakın.

Elektronik Devre Lehimi

Yapmak istediğiniz lehim işine uygun havya seçiniz. elektronik devreler için düşük güçlü ve ince uçlu havya kullanın. Eğer lehim yapmada tecrübeniz yoksa, eski bir elektronik devre üzerinde denemeler yapın. Elektronik devre lehimlenirken, devrenin ömrünü uzatmak için ısınma süresi mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır. Bunun için, hızlı çalışmanıza imkan verecek şekilde çalışma ortamınızı hazırlayın. Mümkün olduğunca az lehim teli kullanın. Fazla lehim, kopma ve kısa devre riski yaratır.

Eski lehimin sökülmesi: Lehimi sıcak havya ucunu kullanarak ısıtın. Lehim eriyerek parlak bir hal aldığında, lehim pompası ile lehimi vakumlayarak çekin.

İki kablonun lehimlenmesi: Kabloları yaklaşık 1 cm kadar soyun ve iki kabloyu üstüste getirin. Kabloların birbirine temas ettiği noktayı ısıtın ve lehim telini bu noktaya uygulayın. Kabloları hareket ettirmeden lehimi soğumaya bırakın.

Elektronik devre üzerine lehim uygulama: Havyayı birkaç dakika ısıtın. Havya ucunu lehim teline sürterek üzerini kaplayın. Havya ucunu lehimin üzerine değdirin. Birkaç saniye ısıtın. Temas noktasına lehim telini uygulayın. Soğumaya bırakın.

Doğru Yöntemle Çim Ekimi Nasıl Yapılır?

Havaların ısınmasıyla bahçeli evlerin keyfi daha da artmaya başladı, özellikle yemyeşil çimlere bakarak kahvaltı etme şansına sahipseniz gününüzün kötü geçmesi imkansız. Ancak o çimleri yemyeşil ve sağlıklı tutmak da biraz zordur. Peki çim nasıl ekilir, nasıl bakılır derseniz bu yazıda sorularınızın cevaplarını bulacak ve aşama aşama çim ekimini öğreneceksiniz.

çim ekimi1 Doğru Yöntemle Çim Ekimi Nasıl Yapılır?

çim ekimi Doğru Yöntemle Çim Ekimi Nasıl Yapılır?
1. Çim Seçimi Nasıl Yapılır?

Çim seçimi 2 faktöre göre yapılır :
- Kullanım Amacı
a) Spor Alan Çimi : Yoğun kullanımlar için uygundur. Çiğnenmeye karşı dayanıklıdır.
b) İngiliz Çimi : Estetiktir.
c) Rustik Çim : Her tür toprak için uygundur.
- Çevre:
a) Gölge Alan Çimi : Az güneş alan, nemli bölgelerde kullanılır.
b) Kurak Alan Çimi : Yoğun güneş alan bölgelerde idealdir.
2. Ön Hazırlık
Gerekli Araçlar
Yabani ot temizleme için püskürtücü
Sulama kabı

a) Ekim yapılacak alanı temizleyin : Tercihen, 3 hafta içinde yeniden ekim yapılmasına imkan veren, glifosat bazlı bir yabani ot temizleyici (herbisit) kullanın.
b) Gübreleme ile toprağı besleyin : Sonbaharda ve ilkbaharda uygun gübreleri kullanın.
3. Toprağın Hazırlanması:

Toprağın hazırlanması, çim ekiminden bir hafta önce olmak koşuluyla, yılın her anı yapılabilir.
Gerekli Araçlar
Kürek
Çatal bel küreği
Bel küreği
Tırmık
Dörtlü el kazıyıcı
Rulo
El arabası
Pulluk

1. Bel küreği veya pulluk kullanarak toprağı 20 cm derinliğe kadar belleyin.
2. Tırmık yardımıyla toprağı düzeltin, topakları dağıtın, yabancı maddeleri temizleyin.
3. Kürek kullanarak toprak seviyesini eşitleyin (taşları temizleyin, çukurları doldurun)
4. Rulo ile toprağı sıkıştırın.
5. Kalan taşları temizleyin.
6. Tekrar tırmık yardımıyla toprağın yüzeyini düzeltin.
Bu işlemleri birkaç kere tekrarlayın. Yüzeyde 2 – 3 cm’lik ince toprak katmanı olması çok önemlidir. Ekim sırasında mükemmel sonuç almak için, bu düzeltme işlemi özenle yapılmalıdır. Toprağı hazırlama işlemleri güneşli bir günde ve kuru toprak üzerinde yapılmalıdır. Eğer otomatik sulama sistemi döşenecekse, bu işlem toprak düzeltme işleminden önce yapılmalıdır.

çim ekimi1 Doğru Yöntemle Çim Ekimi Nasıl Yapılır?
4. Çim Ekimi

Tohum serpme işlemi toprak kuruyken yapılmalıdır. Yağmurlu veya rüzgarlı havalarda tohum serpmeyin. Tohum serpme işlemi sırasında sırtınızı rüzgara verin.
Gerekli Araçlar
Tırmık
Dörtlü el kazıyıcı
Rulo
Gübre serpme
Tohum serpme

a) Ekim Tarihleri : Kuzeyde, Nisan, Mayıs, Eylül ayları ekim yapmak için uygun aylardır. Mart, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında ise ancak hava şartları uygun olduğu takdirde ekim yapılabilir. Diğer aylar ekim yapmaya uygun değildir.
Güneyde, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Eylül, Ekim, Kasım ayları ekim için uygun aylardır. Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında ise ancak hava şartları uygun olduğu takdirde ekim yapılabilir. Diğer aylar ekim yapmaya uygun değildir.
b) Tohum miktarı : m²’ye 30 – 40 gr arası tohum gerekir.
c) Ekim Yöntemi : Tohumları karıştırın. Tohumların yarısını bir yöne, kalan yarısını ise diğer yöne doğru yürüyerek serpin. Bir geçtiğiniz yerden bir daha geçmemek için ekim yapılacak alanı parsellere bölün. Çim ekilecek alanın kenarlarına daha fazla tohum serperek, çim alanın sınırlarını belirginleştirin. Tırmık yardımıyla, tohumların üzerini hafifçe toprakla kapatın (1 cm’den az). Bunu yaparken , tohumları bir araya toplamamaya özen gösterin. Tohumların üzerini ince elenmiş toprakla kapatın. Tohumların toprakla tam olarak temasını sağlamak için kuru toprak zemini rulo yardımıyla iyice sıkıştırın. Kuraklık zamanında, hafif yağmurlama ile sulayarak, toprağı 5 cm derinliğe ulaşacak şekilde nemli tutun.

çim ekimi2 Doğru Yöntemle Çim Ekimi Nasıl Yapılır?
5. Bakım

Çimlerin çıkma süresi kullanılan tohum karışımına göre değişiklik gösterir. Yaklaşık 2 ila 3 hafta içinde çıkmaya başlarlar.

a) İlk defa biçme : Çim, 10 cm yüksekliğe ulaştığında, 5 – 6 cmden sonrasını keskin bıçaklar kullanarak biçin. İlk biçmeden sonra, köklerin topraklara daha iyi temas etmesini sağlamak için üzerinden ruloyla geçebilirsiniz.
b) Devamlı bakım : Çimleri genel olarak hep 1/3 oranında kısaltın. Çim biçme makinasının ulaşamaıdığı yerler için misinalı çim biçme makinası veya çim budama makası kullanın.
İlkbaharda:çimler haftada bir biçilmelidir.
Yazın:çimler 15 günde bir biçilmelidir.
Sonbaharda :çimler Eylül sonuna kadar 15 günde bir biçilir.
Kış başlangıcı (kasım ayı): Çimleri son bir kez, kışa dayanabilmeleri için biraz da uzun bırakarak (5-6 cm) biçin. Kış aylarında havanın çok soğuk olmadığı zamanlarda 10 cmi geçmişse biçin. Aksi halde kışın pek uzayamayan çimler soğuktan donabilir.
Sulama
Yazın sulama, hafif yağmurlama şeklinde ve toprağın derinlemesine nem alması için (yaklaşık 10 cm derinliğe kadar) tercihen akşamları yapılır. Kış aylarında ise yağışlar yeterli olacaktır.
Gübreleme
Yılda 2 – 3 defa ( nisan – mayıs – temmuz – eylül dönemi) ağır salımlı gübre kullanılabilir.
c) Yıllık bakım :
Yabani otların temizlenmesi : İkinci biçmenin ardından yeni çim için uygun ilaçlama ile yabani otlar temizlenir. 4-5 biçme işleminden sonra ( çim ekiminden sonraki 2. yıl ) yeniden uygun yabani ot temizleme ilacı uygulanır. Ürün için öngörülen ilaçlama dozajlarına mutlaka uyulmalıdır.
Havalandırma:İlkbahar ve sonbahar aylarında havalandırma işlemi yaparak çim artıklarını temizleyin.
Yosun temizleme: Yosun, gölgede kalan sıkı toprakta oluşur. Yosun öldürücü serpin ve ilaç etkisini gösterdikten sonra çim havalandırma tırmığı veya elektirkli çim havalandırma makinesi kullanarak yosunları temizleyin.
Onarım: Çimin hasar gördüğü yerleri onarmak için tamir çimi ekebilirsiniz.
Bitim işleri : Net bir görünüm elde etmek için çim kenar kesici kullanabilirsiniz. Bu sayede toprak ve çim kesilerek çimin istenilen sınırların dışına taşması önlenir.

çim ekimi3 Doğru Yöntemle Çim Ekimi Nasıl Yapılır?

Güzel bir çim elde etmek için ipuçları:

Yağmurlu zamanlarda sümüklü böceklere karşı ilaç uygulayın.

Ekim yapmadan önce yabani otların büyümesini engellemek için yalancı ekim yapın: ekim yapacakmış gibi toprağı hazırlayın ve yabani otlar büyüdükten sonra glifosat bazlı yabani ot ilacı uygulayın.

Büyümemiş tohumlarıyüzeye çıkarmamak için toprağı fazla derinlemesine işlemeyin.

Çimleri ıslakken biçmeyin.

Çim biçme makinasını yüksek hızda kullanmayın.

Çim biçme makinasının bıçaklarını düzenli olarak bileyin.

Bitkilerin büyümesi kışın yavaşladığından kışın çimleri gerekmedikçe biçmeyin.

Yosun veya çürümüş yaprak oluşumunu engellemek için kesilen çimleri mutlaka temizleyin.

Mümkünse otomatik sulama sistemi kullanın. Otomatik olarak programlanan sulama sistemleri, hortum veya benzeri hiçbir ürün kullanımı gerektirmeden, dengeli ve ölçülü br sulama yapılmasını sağlar. Bu sistemler ayrıca bitki örtüsüne uygun sulama yaparak su tasarrufu da sağlamaktadır. Tek bir geçişte çimenlerin yeterli ve doğru şekilde sulanmasını sağlar. Sağlıklı çimler için sulama çok öenlidir. Yaz mevsiminde çok fazla sulama isteyen çimlerin ömrünü uzatmak doğru sulamayla mümkün olur.

Turşu Kavanozundan Abajur Nasıl Yapılır?

Evinizde kullanmadığınız eşyaları değerlendirmeyi seven biriyseniz bu abajuru da çok seveceksiniz. Bu şık ve bir o kadar basit abajurun yapımı; evlerinizde kenarı köşesi kırık kavanozlarınız varsa değerlendirebileceğiniz bir fikir. Ben evimin bir köşesini kapladığım duvar kağıdından kalmış parçaları değerlendirdim.
Malzemeler:
kavanoz
duvar kağıdı
yapıştırıcı
lamba düzeneği
kumaş parçası
küçük parlak taşlar

abajur Turşu Kavanozundan Abajur Nasıl Yapılır?

Kavanozun dış yüzeyine yapıştırıcıyı sürüp sünger parçasıyla heryerine değecek şekilde sürdüm.Daha sonra kağıdı kavanozun etrafına sardım.Yine kalmış kumaş parçalarını kağıdın alt ve üst kısımlarına istediğiniz kalınlıkta sarabilirsiniz. Kumaş üzerine de taşları yapıştırdım.

abajur1 Turşu Kavanozundan Abajur Nasıl Yapılır?

Ben içerisine evde eskimiş küçük gece lambamı onararak onu kavanozun içine yerleştirdim. Siz isterseniz bir lamba düzeneği de kurabilirsiniz. Güle güle kullanın.

Kavurma Nasıl Yapılır?

Kurban Bayramı’nda en çok yapılan yemeklerden biridir kavurma. Herkes kolaylıkla yapabilir kavurmayı. Ama bir de bizim tarifimizle denemenizi tavsiye ederim. Etin hem yumuşak hem de iyi pişmiş olmasını istiyorsanız bu tarifi uygulayabilirsiniz. Bu tarifimizle birlikte Kurban Bayramı’nızı kutlar, sağlıklı ve huzurlu bir tatil geçirmenizi dilerim.
Malzemeler:
500 gr kuşbaşı et
1 çay bardağı su
1 yemek kaşığı tuz
kekik, kimyon, pulbiber (tercihen)

kavurma Kavurma Nasıl Yapılır?

Güzelce yıkadığımız ve kuşbaşı halinde doğradığımız etimizi çelik tencereye koyup üzerine bir çay bardağı su ilave edelim ve karıştıralım. 3 – 5 dakika aralıklarla sürekli karıştırarak etin suyunu salmasını bekleyelim. Et suyunu tamamen saldıktan sonra tuzu ekleyelim. Eğer tuzu önceden koyarsanız et fazlasıyla sulanır ve bu da tadın bozulmasına yol açar. Aralıklarla karıştırarak suyun çekmesini sağlayalım. Su çekip etler kavrulmaya başladıktan sonra zaten etin cızırdama sesini duyacaksınız. Bu aşamadan sonra sürekli karıştıralım ki kavurmamız dibini tutmasın. Etler kendi yağıyla biraz daha kavrulup kızarınca ocağı kapatalım. Sıcak olarak servis edelim. Kavurma yaparken et kendi yağını da salacağı için ilave yağ kullanmıyorum ama eğer isterseniz eti 1 yemek kaşığı tereyağında kavurabilirsiniz. Kavurmayı yemeklerinizin yanında garnitür olarak kullanabileceğiniz gibi, pilavla birlikte servis edebilirsiniz. Eğer dilerseniz pulbiber, kimyon ve kekik de ilave edip lezzetini arttırabilirsiniz.
Afiyet olsun.

Fırında Sütlü Patates Nasıl Yapılır?

Uzun bir aradan sonra yazılarıma yapımı çok basit bir tarifle başlamak istiyorum. Herkesin seveceği ve kolaylıkla yapabileceği bir tarif. Yine patatesle harikalar yaratacaksınız.

 

fırında sütlü patates Fırında Sütlü Patates Nasıl Yapılır?

Malzemeler
1 kg patates
2 bardak süt
3 yumurta
100 gr tereyağı
Tuz, karabiber, taze kekik

fırında sütlü patates Fırında Sütlü Patates Nasıl Yapılır?

Patatesleri soyup halka halka doğradıktan sonra fırın tepsisine alıyoruz, erittiğimiz tereyağını ilave edip karıştırıyoruz. Dilerseniz çiçek yağı da kullanabilirsiniz ancak daha farklı bir lezzet için tereyağını öneririm. Tuz ve karabiberi de ekleyip tekrar karıştırdıktan sonra 200 derece fırında 20 dakika üstü hafif kızarana kadar pişirelim. Daha sonra süt ve yumurtayı da güzelce çırpıp patateslerin üzerine döküp yine fırına verelim. Patatesler nar gibi kızarana kadar pişirelim. Fırından çıkarınca taze kekik veya dilediğiniz baharatlarla süsleyerek servis edelim.
Afiyet olsun.

Hindi Nasıl Yapılır?

Öyle çok inancımız yoktur ama işte senede bir hindi ziyafeti çekmek için bahane arıyoruz kendimize. Bu yılbaşı akşamı da hindisiz olmaz diyorsanız size güzel bir hindi tarifi verelim. İlk olarak herzamanki gibi sonradan telaş yapmamak için malzemelerimizi hazırlayalım. Kestaneli pilavla içini dolduracağımız için önceden kestaneleri de haşlayıp soymamız gerekiyor.

hindi Hindi Nasıl Yapılır?

hindi Hindi Nasıl Yapılır?
Malzemeler
Malzemelerimiz,
3,5-4 kg Hindi
2 adet orta boy soğan
50gr kuş üzümü
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı tarçın
1 su bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı kekik ve tuz
1 yemek kaşığı toz şeker
1/2 kg pilavlık pirinç
1 su bardağı dolmalık fıstık
2 yemek kaşığı kuru nane
2 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı soya sosu
15-20 tane kestane

Hindiyi suyla dolu büyük bir tencereye alıp, tuzunu koyup kaynatalım ve kaynadıktan sonra iç malzemesini hazırlayana kadar bekletelim. Başka bir tencerede soğanları ve fıstıkları sıvı yağla kavuralım sonra pirinci ilave edip tekrar kavuralım, suyunu ilave edelim. Bütün baharatları, kuş üzümünü, kestaneyi ve şekeri de ilave edip pilavımızı pişirelim. Daha sonra hindiyi fırın tepsisine alalım. Biraz tuzla hindinin içini ve dışını ovup, boğaz kısmını bir iple dikelim ya da sıkıca bağlayalım. Hindinin içini, bacaklarını pilavla doldurduktan sonra kalan pilavı da hindinin kenarlarına yerleştirelim. Hindinin tencerede kalan suyundan 2 kaşık üzerine dökelim ve hindinin üzerini tereyağıyla yağlayarak fırında 200 derecede 1 saat kadar pişirelim. Daha sonra tekrar yağlayarak ısıyı 170 dereceye düşürüp 20 dakika kadar daha pişirelim, pişirme işlemi sırasında hindinin kurumamasına dikkat edelim. Eğer dilerseniz haşlanmış sebzeler ve soya sosu eşliğinde servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun..

Sütlü İrmik Tatlısı Nasıl Yapılır?

Size çok kolay ve yapımı sadece 15 dakika süren bir tatlı tarifi vermek istiyorum. Akşamları birdenbire ortaya çıkan tatlı krizlerine birebir.
Malzemeler
9 kaşık irmik
9 kaşık şeker
2 yemek kaşığı hindistan cevizi
1 litre süt
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı margarin

sütlü irmik tatlısı Sütlü İrmik Tatlısı Nasıl Yapılır?

İrmik, şeker ve 5 bardak sütü tencereye alıp güzelce karıştırarak pişirelim. Kaynamaya yakın vanilyayı ve margarini ilave edelim. Koyulaşmaya başladıktan sonra ocağın altını kısıp 2 dakika daha kaynatalım ve ocaktan indirelim. Tüm bu aşamalar sırasında sürekli karıştırmaya dikkat edin ki tatlınız dibini tutmasın. Ocaktan indirince hindistan cevizini ekleyip güzelce karıştıralım ve kaselere dökelim. Eğer kaseleri önceden ıslatırsanız, soğuduktan sonra ters çevirerek servis edebilirsiniz. İsterseniz tarçın ya da cevizle süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun.